Steganografi, eski Yunancada gizlenmiş yazı anlamına gelir.İletilmek istenen mesajın masum görünüşlü ortam üzerinde saklanarak istenmeyen kişilerin bu mesajı açıkça görmeleri önlenir. Bu özellik steganografi ile Kriptoloji arasında ki en temel fark olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kriptolojide istenmeyen kişiler iletişimin varlığından haberdardırlar ancak iletişimi çözecek anahtarlar bu şifreyi çözmek için en temel taş olduğundan dolayı anahtar elde edilmeden deşifreleme yapılamaz. Ancak Steganografi de gizli bir iletişimin olduğu da saklanmaktadır.

Kriptoloji biliminin tarihi Steganografi kadar eski olmasa da günümüzde kullanılacak tekniğe göre steganografiden çok daha güvenli olduğu bilinmektedir. Ancak steganografi de çok eski tarihlerden bu yana insanlar tarafından kullanılmaktadır.

Steganografi de kullanılan bazı basit yöntemlerde bilgisayar gibi hesaplama cihazlarına ihtiyaç duymaması onu bu yönüyle kriptolojiden üstün tutmaktadır.Aşağıda ki resimlerde geçmişte de kullanılan basit ama enteresan yöntemler gösterilmiştir.

Yukarıdaki resimlere baktığımız zaman rastgele olarak harfler belirlenmiştir. Ve bu harfler kalem üzerinde belli açılarla dönderildiğinde “Açık Fikir” metnini taşıdığını görmekteyiz. Bu yöntem özellikle antik çağda çokça kullanılırdı. Basit ama işe yarar bir yöntem olduğunu figüre bakılınca anlaşılmaktadır.

Yunanlı tarihçi Herodotus, bir eserinde İran’da bulunan yunanlı casusun, Pers istilasını Yunanistan’a ne şekilde ilettiğini şöyle anlatmaktadır. Esere göre, casus kölesinin saçını kazıtmış; istila uyarısını haber vermek için kölenin kafa derisine mesajı kazıtmıştır.

Ardından casus, kölenin saçının yazıyı göstermeyecek büyüklüğe kadar uzamasını beklemiş ve bu köleyi mesajı iletmek amacıyla Yunanistan’a göndermiş. Kölenin burada tek bilmesi gereken bilgi “kafamı kazıyın” şeklindeydi.

Steganografi metodunu sadece yunanlılar değil aynı zamanda Çinliler de çokça kullanmaktaydılar. Çinlilerin öz kaynaklarında meyve sepetini nasıl bir gizli iletişim için kullandıklarını anlatmaktadırlar. Buna göre Meyve sepetindeki her meyvenin birbirlerine göre konumu farklı  anlamlar ifade etmekteydi.

Çok eski çağlarda kullanılan basit yöntemler steganografinin tarihinin insanlık tarihi kadar eski olduğunu göstermektedir. Güncel tarih olarak bilinen 2.dünya savaşında da bir takım veri gizleme teknikleriyle iletişimler yapıldığı bildirilir.

İkinci dünya savaşı devam ederken Alman casusların kimyevi bir madde kullanarak beyaz bir mendile mesaj yazdıkları ortaya çıkartılmıştır. Casuslar, gizli mesajlar barındıran bu mendili daha önce kararlaştırdıkları noktalarda çöpe atmakta; alıcı ise aynı noktadan mendili alıp yine kimyevi maddeler kullanarak bu şifreyi çözmekteydiler. Yine ikinci dünya savaşında Almanlar “mikrofilm” teknolojisi yardımıyla “mikro noktalar” (microdot) kullanmışlar.

Bu şekilde A4 ebatında ki herhangi bir belge veya bir çizim yapılan bazı işlemlerin ardından daktilo yazısında kullanılan bir nokta kadar belgeyi veya çizimi küçültmekteydiler. Bu yöntemle bir sayfa yazı düz metindeki i ve j harflerinin üstlerindeki noktalarına oldukça büyük miktarda veri saklamak mümkün olmuştur.

 

Mehmet Salih Deveci

Bilgisayar Mühendisi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s